Arefe günü ve Ramazan Bayramı gecesi nasıl ibadet edilir?

Arefe günü ramazan ayının kalan son günü olması hasebiyle Ramazan ayının en kıymetli günlerindendir. Bayramın müjdecisidir. Allah dostları arefe ramazan ayının son günleri girdiği vakit, bu ay elimizden gidiyor, bu rahmet ve mağfiret ayı bitiyor diye ağlayıp üzülürlermiş. Onun için bu ayın bizden razı olarak ayrılması için iki rekat şükür namazı kılarlardı.

Yine arefe gününde fitre veremeyenler iki rekat namaz kılıp Allah'a iltica ederler.

Bu günde kabirleri (ölmüşleri) ziyaret etmek onlara Yasin ve Mülk sureleri gibi Kuran okumak, onlara hediyeler göndermek çok faziletli ibadetlerdendir.

Arefe günü kuşluk namazı, tesbih namazı ve şükür namazı kılarak ramazanın son gününü ve gecesini ihyaya çalışılmalıdır. Yine Arefe günü istiğfar, salavat, kelime-i tevhit okuyarak hususi hatimler yapmakta faziletli ibadetlerdendir. Ayrıca bin ihlası şerif okuyarak ihlas hatmi yapmak tavsiye edilen ibadetlerdendir.

Ramazan bayramı günü neler yapılmalıdır?

Ramazan bayramının ilk gününde oruç tutmak haramdır.

Ramazan bayramı sabahı erken kalkıp bayramın canlılığını hissetmek, diğer günlerden farklı bir gün olduğunu görmek, cünüp olsun olmasın guslederek temiz (mümkünse yeni) elbiseler giymek, pis kokulu yiyeceklerden uzak durmak, ağzı misvaklayıp fırçalamak, güzel kokular sürünmek, saçı-sakalı, tırnakları ve vücudun diğer yerlerindeki kılları sünnete uygun bir şekilde temizleyip düzene koymak, İslâm'ın adabından olan güzel şeylerdir ve müstehabtır.

Yüce Peygamberimiz (S.A.V.) buyuruyor:

“Ramazan Bayramı günü melekler yolların kenarında durarak bayram namazına gidenlere şu müjdeyi verirler: Ey mü'minler topluluğu, size mükâfatlar, hayırlar ve bol bol ni'metler verecek olan Kerem ve İhsân sahibi Rabbinizden isteyiniz. Zîrâ O, size geceleri ihyâ etmenizi emretti, siz yaptınız. O size gündüz oruç tutmanızı emretti, siz tuttunuz. O size Rabbinize itaat etmenizi emretti, siz de itaat ettiniz. Öyle ise bahşişinizi, mükâfatınızı alınız. Namazdan sonra bir melek de şöyle nidâ eder: Biliniz ey mü'minler bugün şüphesiz mükâfat günüdür, günahlardan kurtuluş günüdür ve ayıplardan temizlenme günüdür.”

Fitre namazını kimler kılmalıdır? Fitre namazı ne zaman kılınır?

"Fitre namazını kimler kılmalıdır? Fitre namazı ne zaman kılınır? Fitre namazı hangi gün kılınır?"

Fitre namazı, nisap miktarına baliğ olmayıp,ancak asli ihtiyaçlarını karşılayabilen fakirlerin kılacağı bir namazdır.Bu fakirleri fitre vermesi vacip değildir.Ancak fitre veremeyen kimseler Arefe günü iki rekat namaz kılarak Allah'a iltica eder ki,bu namaza fitre namazı denilir.

Bu namazda zammı sure olarak Fatiha'dan sonra bilinen herhangi bir sure okunabilir.Namazdan sonra tevbe ve istiğfar edilip dua edilir.

BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?

Bayram namazının her iki rek’atindeki üçer adet fazla tekbirlere “zevâid tekbirleri” denir. Vâcip olan bu tekbirler, birinci rek‘atte kırâatten önce, ikinci rek‘atte kırâatten sonra alınır.

Bayram namazı şöyle kılınır:

Bayram namazı kılmaya kalben niyet edilir. “İftitâh tekbiri”nden sonra eller bağlanır ve “Sübhâneke”den sonra imâm sesli, cemâat ise gizlice “Allâhü ekber” diyerek eller kaldırılır ve yanlara salınır; ikinci tekbir alınır ve eller yanlara bırakılır; üçüncü tekbir alınıp eller bağlanır. İmam açıktan Fâtiha ve zamm-ı sûre okur, cemâat dinler. Rükû ve secdeden sonra da ikinci rek‘ate kalkılır.

Fitre sadakasını kimler vermelidir? Fitre ne zaman verilir?

Sadaka-i fıtır, Ramazan-ı Şerîf'in sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az nisâp miktârı (80.18 gr. altın veya ona denk miktarda) bir mala mâlik bulunan her Müslümanın vermesi vâcip olan bir sadakadır.

Zekâtın farz olmasından önce, orucun farz kılındığı sene vâcip olmuştur. Sadaka-i fıtır, orucun kabulüne, ölüm ânının sıkıntılarından ve kabir azâbından kurtuluşa vesîledir. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye, bayram neşesinden onların da istifâde etmelerine bir yardımdır. Bu cihetle sadaka-i fıtır, insânî bir vazifedir.

Her Müslümanın kendisi ve fakir olan küçük çocuğu için Sadaka-i fıtır; fitre vâciptir.

Büyük çocuğunun ve zengin olan çocuğunun fitresi babasına vâcip değildir.

Fıtır sadakasını (fitreyi) kimlere vermek daha sevaptır?

Fıtır sadakasını fakir olan Müslümanlara vermek lazımdır. Fakir olan akrabayada verilir.Ancak akrabalar arasından da amca, hala, dayı, teyze gibi akrabayı tercih etmelidir. Bunlardan sonra diğer salih kimselere, fakirlere ve talebe-i ulum'a (Kur'an ilmi okuyan talebelere) vermek daha sevaptır.

Cenab-ı Hak, müslüman olan fakirlere verilen sadakaya 70 katı sevap verir.
Akrabanın içindeki fakirlere sadaka verenlere 700 katı sevap verir.
Ancak ilim(kuran ilmi) tahsil eden talebe-i ulum'a verilen sadakaya 700 bin katı sevap ihsan eder.Ve talebe-i ulum'a sadaka veren kimseyi de o talebenin okuduğu ilmin sevabına ortak kılar.

2013 senesi fitre bedeli ne kadar?

Sadaka-ı fıtır yani kişi başı verilecek olan fitre, kişinin kendi yediği yemeğin ortalamasına göre iki öğün yemek parası olarak verilir.

Sadaka-ı fitre'nin bu sene diyanet tarafından belirlenen asgari fiyatı; 9,25 tl'dir. Ancak bu miktarı herkes kendine göre ölçü almaması gerekir.

Zira kimi sofrasına üç çeşit koyuyorsa kimisi de 5 çeşit, kimisi de 10 çeşit yiyecek koyar. Fitre deki şer'i ölçü: kişinin ailesine yedirdiği yemeğin ortalamasıdır. Fitrenin fazlası için bir ölçü yoktur.

Dilimde Piercing var Orucum kabul olur mu?

Alimler ağız içini vücudun içi olarak kabul etmemişlerdir. Böyle olunca orucu, ağıza giren şey değil,gırtlaktan aşağı inen şeyler bozar. Eğer ağzın içi vücudu içi hükmünde olsa idi,abdest alırken ağzımıza verdiğimiz suyunda orucu bozması icab ederdi. Bu demek değil ki,ağıza ne girerse girsin orucu bozmaz.Ağıza giren şeyin tadı, tuzu, olursa veya ağız içinde dağılıp tükrüğe karışırsa,tükrükle beraber mideye gideceğinden orucu bozar.

Dildeki piercing'e gelince tadı olmadığı,ağız içinde dağılıp tükrüğe karışmadığı ve ağız vücut içi kabul edilmediğinden oruca zarar vermez.

Ramazan ayının ilk gecesi ibadetin önemi!..

Ramazanı Şerifin ilk gecesi öyle bir gecedir ki, Allahü Teala Ramazan-ı şerifin ilk gecesinin sabahı geceyi ibadetle geçirenlerden bağışlanmamış hiç kimse bırakmaz.

İbni Abbas'(r.a.)dan rivayet edilen Hadis'i şerif'de: Ramazan-ı şerif ayının ilk gecesi, Arşın altından bir rüzgar eser. Ona: "Mesire" denilir. Cennet ağaçlarının yaprakları ve kapılarının halkaları hareket eder.

İşitenlerin kendisinden daha güzelini işitmediği bir ses duyulur. Huriler cennetin şerefeleri üzerine çıkıp: "Allah-ü Teala'dan bizi isteyen yok mu? Bizi ona versin. "Derler. Sonra "Ya Rıdvan! (cennetin bekçisi) Bu gece hangi gecedir?" diye sorarlar. Rıdvan: "Ey Huriler! Bu gece Ramazan-ı Şerif'in ilk gecesidir. " Der.

Üç Aylarda Oruç

Müminlerin baharı üç aylar geldi ve hızla geçiyor. Ramazan-ı Şerif bir yana, recep ve şaban ayları nafile oruç aylarıdır. Peki, bu mübarek zamanlarda nasıl oruç tutmalı, bu kutlu fırsatı nasıl değerlendirmeliyiz?

Üç aylar geldiğinde, kula kulluğunu hatırlatan ibadetlerin belki de en önemlisi nafile oruçlardır. Hadis-i şeriflerden ve güzide sahabilerden, Efendimiz s.a.v.’in bu mevsimde nasıl oruç tuttuğunu öğreniyoruz. Kul ile Rabbi arasında bir sır olan oruca Efendimiz s.a.v. receb-i şerif ve şaban-ı şerif aylarında daha bir önem vermiştir.

Efendimiz’in receb-i şerifteki oruçları

Adet dönemini ilaç alarak Ramazan'dan sonraya ertelemek doğru mu?

Bu durumda sağlık açısından mahzur ihtimali akla gelmektedir. En iyisi, oruç tutulmalı, özür başlayınca bırakılmalı, yenilen günleri de sonra kaza ederek borçtan kurtulma yolu tercih edilmeli, ilaç alarak zorlamaya gerek duyulmamalıdır. Çünkü 'tut' emri de dinî emirdir, âdet başlayınca 'ye' emri de.. Bu sebeple tutunca itaat etmiş de tutmayınca isyana yönelmiş olunmaz. Belki her iki halde de Rabb'imizin emrine uyulmuş, ikisinden de sevap kazanılmış olunur. Bundan dolayı bir maneviyat büyüğünün hanımlara şu hitabı düşünülmeye değer görülmüştür. Demiş ki:

Ramazanı Beklerken

İnsan aç kalmayı özler mi? Günler önceden ramazana ne kadar kaldı diyerek gün sayıyoruz. O günler gelecek diye çoluk çocuk hepimiz heyecanlıyız. Aç kalacağımız günler yazın kavurucu sıcaklarına denk gelecek olsa da hiç önemi yok. Ne Rahmanî bir şevk! Büyük bir keyifle aç kalacağız.

Ramazan ayında Rabbimiz oruç tutmamızı emrediyor: “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki Allah’a karşı gelmekten sakınırsınız. (Size farz kılınan oruç) sayılı günlerdedir.” (Bakara, 183-184)

Rabbimiz emrettiği için de çekeceğimiz açlık bir yük ve mahrumiyet değil. Aksine kulluk şuuruyla mayalanan bir manevi haz. Bir yandan dünya yükünü sırtımızdan indirme hafifliği, bir yandan sabahtan akşama kadar sürekli ibadet hali içinde olmanın sevabı… Peygamber Efendimiz s.a.v. de bunu müjdelemiyor mu:

Biraz Açlık, Daha Çok Takva: Oruç

İslam’ın emrettiği bütün ibadetlerin sebep ve gayesi “takva”yı kazanmaktır. Oruç da bunlardan biridir. Oruç kavramından “takva” unsuru çıkarıldığında, elde kalan yalnızca bir aylık açlıktır. Geleneksel bir davranış olarak, ya da bir takım kişisel gerekçelerle katlanılan bir açlık.

Orucun farz kılınışını bildiren ayet şöyledir:“Ey iman edenler! Sizden önceki (ümmet)lere farz kılındığı gibi oruç, -korunasınız/takvayı elde edersiniz diye- size de farz kılındı.” (Bakara/183) Ayetin “takvayı elde edesiniz diye” şeklinde biten son kısmı, orucun gayesini bildirmektedir.

Takva, Allah’a ve O’nun buyruklarına karşı kalpteki derin hassasiyettir.

Takva sahibi olmak, Kur’an’ın hidayetinden faydalanabilmenin de şartıdır. Allah, Bakara Suresi ikinci ayette, “içinde hiç bir şüphenin bulunmadığı bu kitap, takva sahiplerini hidayete ulaştırır” buyuruyor. Anlaşılıyor ki İlahi Kitabın hidayet nurlarından faydalanmak isteyen herkes, takvayı elde etmek zorundadır. O hassasiyeti kalbinde hissedebilmenin yoluna girmekle mükelleftir.

İğne yaptırmak orucu bozar mı?

Ramazanda gündüz vakti vücuda yapılan iğne orucu bozar ve kazayı gerektirir.

Çünkü bu, hem oruçlunun rızası ile yapılmakta, hem de vücudun yararına yapılmış bulunmaktadır. İğne aracılığı ile vücutta bir yol açılıyor ve böylece ilaç tam vücudun içine akıtılmış oluyor. Artık bu şekilde ilacın içeriye girmesi, suyun deriden emilerek içeriye geçmesi gibi değildir.

Buruna ve kulağa ilaç damlatmak orucu bozar mı?

Buruna ilaç akıtmak, kulağa yağ damlatmak orucu bozar ve kazayı gerektirir. Fakat kulağa giren su, orucu bozmadığı gibi, kulağa dökülen su da, tercih edilen görüşe göre orucu bozmaz. Bunun gibi, üzerinde kulak kiri bulunan bir karıştırıcının kulağa birkaç defa sokulup çıkarılması ile de oruç bozulmaz. (İmam Şafiîye göre bozar.)

İçeriği paylaş

Sponsorlu Bağlantılar

Anket

Mübarek Ramazan Ayında oruç tutuyor musunuz?: